Ankara'da yeni bir mekan:
Last Penny
![]() |
| Focan&Bıyıkoğlu Organic Quartet Konseri Önder Focan (g) - Kaan Bıyıkoğlu (hammond) - Anıl Şallıel (ts) -Fırtına Kıral (d) Fotoğraf: Z.Ö.YILMAZ |
Bir süredir dikkatimizi çeken, etkinlikleriyle ve ortamıyla
müdavimi olduğumuz bir mekândayız bugün. İyi ve nitelikli işler yapmaya
çalıştıkları belli; o yüzden biz de daha çok insana ulaşmalarını, dertlerini
anlatmalarını istedik. Akşam saatlerine göre daha sakin bir vakitte, Murat Çopur'la mekânda buluşuyoruz. Hem
çekim, hem söyleşi olacağı için bence Last Penny'nin odak noktası ve aynı
zamanda sahnesi olan bölümde, Zil Ağacı’nın
önünde konuşmaya başlıyoruz.
![]() |
| Fotoğraf: Can BİRCAN |
Mekânı konuşmaya başlamadan önce bize orayı anlatacak kişi olan
Murat Çopur'u biraz tanımak istiyorum. Biliyorum ki o tecrübeli bir müzisyen ve
Last Penny'ye bu yönüyle katkıda bulunmaya devam ediyor. Onu biraz
kendisinden dinleyelim: 'Isparta'da doğup büyüyüp, daha sonra müzik
eğitimi almak için İstanbul'a yerleştim. Hocam Kamil Erdem sayesinde bas gitar
konusunda kendimi geliştirdim ve ondan caz altyapısını öğrendim. Birçok
dönemdaş arkadaşımla beraber
bir sürü projede yer aldım. O
zamanlardan beri arkadaşım olan Ceylan Ertem ile 19 yıldır, daha sonra tanışıp
çok iyi dost olduğumuz Jehan Barbur ile yaklaşık 10 yıldır birlikte müzik
yapıyoruz. Artık sadece caz çalmıyoruz, üretiyoruz; içinde caz, rock, pop,
türkü unsurları da olan farklı türlerde bir müzik ortaya çıkarmaya çalışıyoruz.
Bu bakış açımı Last Penny'nin müzik listelerinde de görebilirsiniz.’
![]() |
| Fotoğraf: Can BİRCAN |
Ankara'da yaşamadığını bildiğim Çopur hayatını şöyle anlatıyor: 'Ankara'da
da, İstanbul'da yaşamıyorum. Turneler nedeniyle sırt çantasıyla yaşıyor
sayılırım. İkametim Bodrum'da, İstanbul'un keşmekeşinden sonra Bodrum'a attım
kendimi. Ama tabi ki Last Penny serüvenimiz başladıktan sonra Ankara'ya daha
sık gelmeye başladım. Büyük şehir ihtiyacımı burada karşılıyorum ve çok
memnunum. Ulaşımı daha kolay, insanları daha kibar, merkezi ve aradığım her
şeyi bulabildiğim bir şehir. Soğuğu sevdiğim için o da bana sıkıntı olmuyor
doğrusu...Ankara'da özgün bir ruh yaratmak bizim için daha kolay oldu
diyebilirim.'
Last Penny çok ortaklı bir işletme... Diğer ortakların isimlerini
söylemeden geçmeyelim. Hepsi ayrı konularda uzmanlıkları ile katkı sağlayan
insanlar… Daha önceki mesleki ve yaşam deneyimlerini Last Penny’e yansıtan Özge
Çiftçi, Halil Ünsal ve Yunus Emre Saygılı böyle bir mekan açmak için
yola çıktıklarında her biri güvendikleri tanıdıklarını ekibe dahil etmişler:
Özge Çiftçi kuzeni olan Murat Çopur'u, Halil Ünsal avukat olan Ömer
Özbay'ı, Yunus Emre Saygılı ise tasarım desteği için yakın arkadaşı Tamer
Köşeli'yi... Ve son olarak da Bora Temel aralarına katılmış.
![]() |
| Fotoğraf: Can BİRCAN |
Peki Last Penny hikayesi nasıl başladı? Mekanın küçük bir
tarihçesiyle başlamak istiyorum. 'Öncelikle adının manasıyla başlayayım;
Herkesin cebindeki son kuruşa kadar kullanması ile kurulan bir oluşum olduğu
için adı 'Last Penny' oldu ve bundan 3 yıl önce Abay Kunanbay Caddesi'nde
küçük, sevimli bir kahve dükkânı olarak başladı. Konsept unsurlarımızı önceden
belirledik: Coffee, Booze, Tapas, Stories… İlk mekânımız yaklaşık 4-5 masalık
basit bir kahve dükkânıyken, bugün iki şubeli ve güzel bir ambiyansa sahip
barı, restoranı ve müziği olan, insanların interaktif olarak katılıp burayı
yaşayabildiği, kendi hikâyelerini üretebildiği bir yer haline geldi. Üçüncü
yılımızda 'First Penny' dediğimiz ilk dükkânımızı, şu an içinde olduğumuz
Büklüm Sokak'taki Last Penny'ye taşıdık. İlk dükkânımızdan sonra Bahçelievler 2.Cadde’deki
açtığımız Last Penny şubesiyle aslında bugünkü konseptimizi başlatmış olduk.
Dekorasyonumuz, kullandığımız ahşabın cinsi, objeler, kitaplar, aydınlatmalar
vs. oluşan bu konsepti şu an bulunduğumuz Büklüm Sokak'ta da uyguladık.’
![]() |
| Fotoğraf: Can BİRCAN |
Yavaş yavaş müziğe gelmek istiyorum. Konser verilen bir mekan olma
seçiminin ilk Last Penny, nam-ı diğer First Penny açılırken akıllarında olup
olmadığını soruyorum. 'Tüm ekibin ortak noktası aslında müzik... İyi müzik
dinlemek, dinletmek istiyoruz. Ben müzisyen olduğum için tabi ki bu noktada
baskınlığımı ortaya koymaya çalışıyorum ama ortaklarımın da müzik
zevkleri oldukça başarılı. Canlı müzik dışında mekânlarımızda çalan
müziklerimizi özel listeler hazırlayarak oluşturuyoruz. Büklüm’de bulunan
enstrümanlarımız ile gelen her müzisyenin, çalıp zaman geçirebileceği hatta bir
araya gelip jam session yapabileceği bir ortam yaratmak istedik. Doğrusu First
Penny açıldığında sahnesi olan bir yer hayal etmemiştik. Ancak Büklüm
Sokak'taki şubeyi ilk kiraladığımızda, şu an üstünde oturduğumuz bu bölümü ilk
gördüğümde 'Burası sahne olmalı!' dedim. Sahne derken sadece müzik için değil
elbette; tiyatro oyunları, stand-up veya sihirbazlık gösterileri ve bunun gibi
birçok performans için kullanılabileceğini düşünüyoruz. Hayalimiz buydu ve bu
hayalimizi yavaş yavaş gerçekleştirmeye başladık. Şimdiye kadar organize
ettiğimiz konserlerimiz birbirinden keyifli geçti.'
![]() |
| Elif Çağlar Quartet Konseri Elif Çağlar (v) - Çağrı Sertel (p) - Volkan Hürsever (kb) - Ediz Hafızoğlu (d) Fotoğraf: Z.Ö.YILMAZ |
Konserlerin ne sıklıkta olacağı Ankaralı müzikseverler için önemli
elbette ama her gün konser organize etmenin de ne kadar zor olduğunun
farkındayız. 'Burası bir caz kulübü ya da canlı müzik mekânı değil
aslında; bunu belirtmem lazım. Biz müziği bir hediye gibi düşünüyoruz. Haftada
bir, iki haftada bir böyle bir etkinlik (konser vs.) yapalım, onun için en iyi
şekilde hazırlanalım, olabildiğince kusursuz geçsin istiyoruz. Bunun yanında, mekânımızda
ağırlıklı olarak caz müzik çalınsa da, afrika müzikleri, reggae, dünya
müzikleri ve alternatif müzikleri de sahnemizde ağırlayacağız. Konserlerimizden
biri Türkiye'nin reggae gruplarından 'Good Vibes''tı örneğin. Ve mümkün olursa
yurt dışından da müzisyenleri ağırlamak istiyoruz. Biz buranın sabahtan gece
yarısına kadar yaşamasını istiyoruz aslında. Tabi ki konserler olduğunda
buranın havası değişiyor ve çok daha güzel oluyor. Ama biz bunun hızla tükenmesini
ve rutine binmesini istemiyoruz, o günlerin kendine özel bir değeri
olsun, anlamlansın istiyoruz.'
Mekanda müzisyenler ve kaliteli müzik olunca, diğer ortaklar da ortamın müziğinden etkilenip enstrüman çalmaya başlamışlar: 'Bir ortağımız benim kontrbasım burada olduğu için heveslenip, kontrbas çalmaya başladı. Bir diğeri trompete hevesli, biraz üflüyor. Aslında uzun vadedeki hedeflerimizden biri de kendi ekibimiz içerisinde bir müzik grubu, bir 'Last Penny Band' kurmak... Burada hayallerin gerçekleştiğini gördük, neden olmasın?'
Bu bakış açısıyla elbette müzisyenlerin çok sevdiği bir mekân olmuş Last Penny. Onların dışında, sokakta yaşayan hayvan dostlarımız da müdavimleri arasında... Biz ordayken mekânda takılan kediler köpekler hayatlarından gayet memnun görünüyorlardı!
E posta: bunlarhepcaz@gmail.com
Instagram: @bunlarhepcaz
Facebook: Bunlar Hep Caz






Yorumlar
Yorum Gönder